Yurdan: Selam Olsun Kudüs Şehidi Serdara
Bu da gösteriyor ki şehidin davası Sünnilik ve Şiilik değildi. Ümmetin vahdeti Kudüs’ün kurtulması için fedakarlık yapmıştı. Onun bu fedakarlıkları şehadet şerbeti içmesine sebep oldu…

Son yıllarda Müslümanlar birbirleriyle uğraştığından enerjilerini birbirlerine harcıyorlar, dolayısı ile gasp rejimi İsrail’in yaptığı uygulamalar görünmez konuşulmaz oldu.
 
Siyonistler Filistinlilere ait zeytin ağaçlarını greyderlerle kökünden sökerek katlediyorlar. Sebebi de yurt dışından getirdikleri yeni yerleşimcilere mesken yapmak için yer açmak.
 
Siyonist örgütler ve sivil toplum kuruluşları yine bugünlerde Mescidi Aksa’nın yerine Süleyman mabedini kurmak için Kubbetüs Sahra’nın yıkılmasını dillendiriyorlar. Mescidi Aksa’nın altında Siyonist rejimin yaptığı kazı çalışmalar sonucunda Mescidi Aksa’nın birçok yerinde çatlaklar oluştuğunu görüyoruz.
 
Özellikle Kudüs’ü şerif başta olmak üzere olmak üzere Filistinlileri bin bir zorluk çıkartarak yerlerinde yurtlarından ediyorlar. Filistin halkını Sina çölüne sürmek istiyorlar. Bu emel için Suudi ve körfez ülkeleri başta olmak üzere birçok sözde İslam ülkesinin ortak çalışıldığına şahit oluyoruz. Son zamanlarda İsrail ve Amerika’nın ortak çalışmasıyla birbirlerini tanıma yönünde hızla ilerliyorlar. Bu birlikteliğe karşı çıkan ülkeleri ise Amerika ve İsrail binbir türlü fitne ve komplo oyunları karıştırmak istiyor. Onların bir hesabı varsa Allah’ın bir hesabı vardır muhakkak vardır, yeter ki ülke ve halkı dik dursun. İnşallah onların emelleri gerçekleşmeyecektir.
 
2006 yılında Hizbullah ve İsrail ciddi bir savaşa girmişlerdi. İsra Der’in organizasyonuyla Türkiye’nin değişik illerini gezerek Kudüs gönüllüsü arkadaşlarla beraber Suriye’nin Şam şehrinde konaklamıştık. Lübnan Hizbullah’ın zaferi için manevi desteğimiz için oradaydık. Biz ordayken otuz üç günlük savaş sona ermiş İsrail devleti barış istemek zorunda kalmıştı. Bu 2000 yılında Güney Lübnan’ı terk etmek zorunda kalan İsrail’in Hizbullah karşında tarihte ikinci kez yenilgisinin miladıydı.
 
Bu zafer tüm dünyadaki Müslümanları sevince boğarken İsrail ve dostlarını da hüzne boğmuştu. O dönemde Suriye’de katıldığım bir meclis toplantısında 2006 yılında bir alim şöyle demişti “asıl savaş bundan sonra olacak, İsrail ve Amerika bunu hazmedemeyecek ve Müslümanların arasına nifak sokacak.”
 
33 günlük süren savaşın zaferinin asıl sebebi füzelerdi. Bu füzeleri Suriye hükümeti Hizbullah’a vermişti ve Hizbullah bunları kullanarak işgalci İsrail’in gemilerini tanklarını vurdu. 33 gün savaşlarından sonra söz konusu Füzeler Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani tarafından Gazze’de ki Hamas’a da ulaştırıldı.
 
Hamas İslami Cihad yetkilileri 2008 Furkan zaferi’nin 22 günlük en büyük sebebinin bu füzeler olduğunu yüzlerce kez ifade ederek Kasım Sülaymani’ye İran’a Hizbullah’a teşekkür ettiler. Desteğin içeriğinde füze yapımı eğitimi tünellerin açılması nakdi yardım vardı. Sünni olan Filistin halkına hiç çekinmeden en iyi şekilde bu yardımları yapıldı. Kasım Süleymani şehit edildiğinde İsmail Haniye kendisini “Kudüs şehidi” diye tanımlayarak tebrik etti. Biz Kasım Sülaymaniyi Gazze tünellerini yaparken, Afganistan, Karabağ, Bosna’da Müslümanlara yardım ederken görüyoruz.  Biz Kasım Süleymani’nin 15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye’ye yardım etmek istediğine şahit oluyoruz.
 
2016 yılında DEAŞ denen örgüt Erbil’in kapılarına dayanmıştı. Mesut Barzani güvendiği ülkelere telefon açarak “ Erbil düşmek üzere kurtarın bizi ” derken karşısındakiler şimdilik yardım edemeyeceklerini iletmişlerdi. Son olarak İran devletini arayıp yardım çağrısında bulundu.
 
İran İslam Cumhuriyeti yetkilileri DEAŞ’a karşı Kasım Sülaymaniye tam yetki verdiklerini söylediler. Süleymani sabaha kadar ekibiyle Irak’ta olacağını söylediğinde, Barzani sabaha kadar Erbil’in düşeceğini hemen gelmelerini istemişti. Şehit Serdar sabaha kadar dayanmalarını söylemiş sabah olduğunda özel timle beraber ayağının tozuyla cepheye gitmişti. Bir kaç saat sonra saldıranlar geri çekilmişti. Bu şekilde Sünni Kürt şehri olan Erbil DEAŞ işgalinden kurtulmuştu. Bu olayı Barzani ailesi her zaman minnetle anlatır.
 
Bu da gösteriyor ki şehidin davası Sünnilik ve Şiilik değildi. Ümmetin vahdeti Kudüs’ün kurtulması için fedakarlık yapmıştı. Onun bu fedakarlıkları şehadet şerbeti içmesine sebep oldu…
 
Şehid Serdar bir gün gün şehit aileleri ile bir meclis de buluşmuştu. Bir şehit kızı kendisinden yüzüğünü istemişti. Şehit kızına “yüzüğün hakkını verebilir misin” diye sorduğunda Şehit kızı “yüzüğün hakkı nedir” diye sorduğunda Meşhed’e evine döndüğünde İmam Rıza’nın türbesini ziyaret ettiğinde benim şehit olmam için dua et demişti. Şehit kızı bu istek üzerine yüzüğü iade etmek istemiş “benim babam ile binlerce kişi şehit oldu sen şimdilik olma sen ümmete direnişe mazlumlara lazımsın” demişti.
 
Şehid Serdar’ın bu şahadet duası 3 Ocak 2020 tarihide kabul oldu. Büyük Şeytan Amerika tarafından şehit edildi. Hamas lideri İsmail Heniye büyük bir vefa göstererek Şehid Şerdar’ı Kudüs davasına hizmetlerinden dolayı Kudüs şehidi olarak ilan etti.
 
Allah tüm şehitlerin şehadetini kabul etsin.
 
(Ekran Gazetesi)

Diğer Yazılarımız